KARMA NEDİR ?
Karma kelimesi Sanskritçe Kri kökünden gelmektedir. Kri sözcüğü 'faaliyet' demektir. Böylece Karma kelimesi 'faaliyet', 'eylem', 'hareket', 'edim' veya 'aksiyon' anlamına gelmektedir. Karma kelimesinin ad olarak tam şekilde söyleyişi Karman sözcüğüdür.
Daha geniş felsefi bakış açısından Karma sözcüğü 'etkiyi izleyen tepki' anlamında kullanılmaktadır. Veda edebiyatında Karma kelimesi 'evrensel eylem yasasını' ifade etmek için kullanılan bir sözcüktür. Evrensel eylem yasası kısaca bu şekilde açıklanabilir, insanın her eylemi bir etki yaratmakta ve bu etkinin ardından bir tepki gelmektedir.
Evrensel eylem yasası çok iyi bilinen 'ne ekersin, onu biçersin' sözüyle ifade edilmektedir. İnsan ne verirse, onu geri alır. Karma yasası 'almak için ver' prensibini de içermektedir.
Karma yasası bumerang'ın işleyişine benzemektedir. İnsanın dışarıya fırlattığı her şey, ona geri dönmektedir. 'Benzer benzeri çeker' prensibi de buraya aittir. İnsanın ürettiği negetif eylemler negatif sonuçlar doğurur, pozitif eylemler ise pozitif neticeler getirir.
Karma evrenin nihai yasası ve doğada var olan tüm diğer kanunların temelidir. Karma, varoluşun fiziksel, zihinsel ve enerjisel düzeylerinde sonucu nedene göre ayarlayan yanılmaz bir yasadır. Her sonuç nedenine adilce ayarlanmaktadır. Karma fiziksel boyutta bozulmuş dengeyi, ahlaki boyutta ise bozulmuş uyumu onarmaktadır.
Böylece, Karma yasası evrensel olarak ve tarafsızca, hem doğada hem de insan ilişkilerinde çalışır. Evren denge ve uyum olmadan var olamaz ve evrenin büyük döngüsel düzeninde Karma yasası evrensel denge ve uyumu sağlamaktadır.
Karma yasası hem egzoterik (açık) hem de ezoterik (gizli) düzeylerde gerçekleşmektedir. Egzoterik düzeyde aksiyon ve reaksiyon daima eş ve karşıttır; Karma nedensellik yasası veya neden ve sonucun dengesi olarak ortaya çıkmaktadır. Ezoterik düzeyde ise insanın yaptıklarının karşılığını almasını sağlayan ahlaki adalet yasası olarak işlemektedir.
Yoga yolunda insan Karma yasasını idrak etmekte, uygun şekilde davranmakta ve evrensel yaşamın uyumunu bozmamaktadır. Böylece bireysel yaşamında edimleri, evrensel düzeni bozmadığı için denge ve uyum içinde yaşamaktadır. Birey pozitif eylemleri sayesinde pozitif potansiyelini artırmakta ve evrensel güçlerden yararlanmaktadır.
Sıradan bir insan ise doğanın uyumunu sağlayan yasaya karşı geldiği için kozmik dengeyi onarmaya çalışan yasa tarafından ezilmektedir. Karma yasası çiğnendiğinde, birey kaderin bağlayıcı ve acı verici olduğunu deneyimlemektedir. Bireyin yaşamı olumsuz eylemlerinin harekete geçirdiği sonuclar tarafından karmakarışık olmaktadır.
Karma yasası hem evrensel hem de bireysel seviyede fiziksel alanda olduğu kadar, ahlaki alanda da uyumun ayarlanma ve dengenin onarılma prensibidir. Bu yasa bireysel ve toplumsal eylemlerin hak edilen sonuçlarını geri verir. Her sonuç nedenine adilce ayarlanmakta ve bozukluklar oluşunca evrensel uyum yeniden sağlanmaktadır.
Tüm düşünceler, duygular ve edimler kaçınılmaz sonuçlara neden olmaktadır. Bazı inançlara göre, her şey önceden düzenlenmiş ve insanın kaderi doğuştan belirlenmiştir; "alın yazısı asla silinemez." Bu, kaderçilik doktrinidir. Bu doktrin gerçekleri tam şekilde yansıtmasa da, belirli gerçeklere dayanmaktadır.
Her şeyden önce, kimse önceden bizim kaderimizi belirlememiştir. İnsan kendi eylemleriyle kaderini belirlemektedir. Önceki hayatlarda yaptıklarımız bu yaşamda karşımıza çıkmaktadır. Eğer insan bu yaşamda kaderini veya Karma'sını değiştirmek için çabalamazsa, o zaman gerçekten de "alın yazısını silemez." Fakat Yoga yolunda insan karmik etki-tepkilerin farkına varmakta ve Yoga tekniklerinin aracılığıyla edimlerini pozitifleştirerek kaderini olumlu bir şekilde değiştirebilmektedir.
Karma yasasının ilkeleri evrenseldir. Karma yasasını anlamak için belirli bir dinsel inançlara ya da dogmalara bağlı olmak gerekmez. Tam tersi, insan tüm batıl inançlardan arınmadan Karma yasasını idrak edemez.
Karma gerçeği bazı kişileri eyleme geçmekten alıkoyabilir, çünkü yapılan hatalara karşı verilen tepkiler altından kalkılamayacak ağır olabilir. Öteki yandan yaşamak ve tekamül etmek için insanın eylemlerde bulunması şarttır. Hata yapmadan kimse öğrenemez. Gereken eylemlerden kaçınmak başka tür problemler doğurabilir.
Bazı kişiler eylemlerin tepkilerinden kurtulmak için eylemsizliği tercih etmektedir. Ama bu tutum insanı Karma yasasından kurtaramaz, çünkü insan nefes alıp verirken bile Karma üretmektedir. Eylemlerin doğurduğu etkilerden kurtulmak için insan Akarma tarzda eylemlerde bulunmalıdır.
Akarma kelimesi Sanskritçe 'eylemsizlik' demektir. Fakat daha geniş felsefi bakış açısından Akarma sözcüğü 'tepki üretmeyen eylem' anlamında kullanılmaktadır. Eylemlerin Akarma düzeyine ulaşması için insan Yoga uygulamalıdır. Yoga sayesinde insan sezgilerini geliştirmekte ve nerede eyleme geçmesi, nerede ise geçmemesi gerektiği hususunda uzmanlaşmaktadır. Birey içini pozitif enerjiyle ve çevresini sevgiyle doldurarak, eylemleri konusunda şüphelerini gidermekte, düşüncelerine netlik kazandırmakta ve eylemleri olumsuz etkileyen gerilimden kurtulmaktadır.
Karma yükünden kurtulmak için birey Yoga yolunda eylemlerini beklentisiz ve eylemlerin getirdiği meyvelere bağlanmadan icra etmelidir. Bu iki prensibe göre hareket etmek hiç de kolay değildir. İnsan her zaman yaptığı işinden bir şeyler bekler. Aksi takdirde, neden hareket etsin ki? Beklediği sonuçları aldığında da onlara bağlanmaktadır. Böylece birey yaptığı eylemlerin sonuçlarına katlanmak zorundadır. Genelde insanlar dünyavi zevkler için hareket eder ama çoğu zaman ıstırapla karşılaşır, çünkü eylemlerin sonuçlarını her zaman kestirmek kolay değildir. İnsan olumlu bir eylem sonuçu zevk alabilir ama sonuçlara bağlanırsa bir gün onları kaybedince ıstırap çekebilir. Veya insan olumsuz eylemleri neticesinde neşelenebilir ama acı verici tepkiler kaçınılmazdır. Bu etki-tepki zincirinden kurtulmak için birey eylemlerini beklentisiz icra etmeli ve onların meyvelerine bağlanmamalıdır.
Yoga teknikleri doğru ve düzenli bir şekilde uygulanırsa, birey karmik tepkilerden kurtulabilir. Bu, kavrulmuş bir tohumun filizlenmemesine benzemektedir. Birey Yoga ateşi aracılığıyla karmik tohumları kavurmakta, onların filizlenmesini engellemekte ve böylece karmik tepkilerden kurtulmaktadır.
Karmik tepkilerden kurtulmak için birey yaptığı işin meyvelerinden vaz geçmelidir. Yoga yolunda bu tutum doğal olarak gelişmektedir. Birey geçici beden değil, ebedi ruh olduğunu idrak edince eylemlerin sonuçlarına bağlanmamaktadır. Eylemlerinin sonuçlarına bağlı olmayan insan bu eylemlerin karmik tepkilerinden de azattır. Karma'dan kurtulmak için bu tutum geliştirilmelidir.