Skip Navigation Links
Anasayfa
Yoga Expand Yoga
Kurucumuz
Hakkımızda Expand Hakkımızda
Ayın Asanası
Ayın Nefes Tekniği
Yoga Academy Haberler
Yoga Forum Sitesi
0Adet(0TL)
Skip Navigation Links
Yoga Marketi
Yoga Academy Rozeti
Yoga Kıyafetleri Expand Yoga Kıyafetleri
Yoga Matları Expand Yoga Matları
Burun Yıkama Kabı
Yoga Müzikleri
Yoga Kitapları
Yoga Tütsüleri
Yoga Eğitim Paketi Expand Yoga Eğitim Paketi
Yoga Kamp Paketi
Yoga Aksesuarları Expand Yoga Aksesuarları
Yoga Pikesi
Yoga Havlusu
Yoga Eğitim DVD leri Expand Yoga Eğitim DVD leri

KARMANIN KADER VE KISMETLE İLİŞKİSİ

Evrensel Karma yasası kader ve kısmet gibi kavramları içermektedir. İnsanın önceki hayatlarda yaptıkları bu yaşamda kaderi ve kısmeti gibi önüne çıkar. Hiçbir şey insanın eylemleri ve iradesi dışında önceden düzenlenmemiştir. İnsanın yaşadığı her şey mantıklı bir biçimde önce yaptıklarından kaynaklanmaktadır ve birbirini izleyen rasgele olmayan olayların sonucudur.

Bazı kişiler Karma ile kaderin farklı şeyler olduğunu iddia etmektedir. Bu kişilere göre, "Karma insanlar tarafından oluşturulur ve değiştirilebilir, kader ise Tanrı buyruğudur ve ancak Tanrı tarafından değiştirilebilir." Bu tür iddia felsefi eğitim yetersizliğinden kaynaklanmaktadır. Eğitimsiz kişiler evrensel gerçekleri dini inançlarla karıştırmaktadır. Bu iddianın ne kadar mantıksız olduğunu gözler önüne sermek için benzer bir sav önerebiliriz: "Yerçekimi insanlar tarafından oluşturulur ve değiştirilebilir, binanın tepesinden atlayan kişinin yere çakılması ise Tanrı buyruğudur ve ancak Tanrı tarafından değiştirilebilir." İddianın absürd olduğu çok açık. Ayrıca Tanrı mükemmel Karma yasasını verdiği için kaderin direkt Tanrı tarafından belirlenmesine ihtiyaç yok. Yine de farz edelim ki, kader Tanrı buyruğudur, bu takdirde kader değiştirilemez, çünkü eğer Tanrı buyurduğunu değiştiriyorsa, demek ki, Onun buyurduğu mükemmel değildir. Eğer kaderi Tanrı belirliyorsa, o zaman alın yazısı değiştirilemez. Bu da bizi kadercilik doktrinine getiriyor. Eğer kader Tanrı buyruğudursa, o zaman bireyin fakir veya sakat doğmasından Tanrı sorumludur ve milyonlarca insanın çektiği ıstıraplar Tanrının işidir; böylelikle Tanrı adeletsiz ve zalim bir varlıktır. Böylece, yanlış varsayımlar hatalı sonuçlara neden olacaktır. Gerçek şudur ki, kader evrensel Karma yasasını kısmen yansıtan bir kavramdır ve Tanrının bireyin kaderiyle doğrudan doğruya hiçbir ilgisi yoktur.

İnsan yaşamında hem kader hem de özgür irade etkindir; bunları uyum içinde  yaşamak için birey Karma yasasını bilmeli ve Yoga yolunda ilerlemelidir. O zaman, insanın fiziksel, zihinsel ve duygusal sağlığı gelişmekte ve birey tüm olaylardan kendisinin sorumlu olduğunu idrak etmektedir.

Evrensel Karma yasası günah, yargı ve ceza gibi kavramların temelsiz olduğunu göstermektedir. Karma, her eylem için eşit bir tepki öngörerek psikolojik-manevi gelişimi ve kişisel evrimi sağlamaktadır.

Karma, tüm evreni kaplayan devasa bir ağdır. Bu ağın içinde sonsuz etki-tepki, itme-itilme dizileri oluşmakta ve yaşamların bağlı olduğu içsel oyunlar oynanmaktadır. Evrende şans ya da raslantı diye bir şey yoktur. Bize tümüyle tesadüf gibi görünen olaylar, Karma'nın gizli kaynaklarından meydana gelmektedir.

İnsan kendi ördüğü bir karmik ağın içinde hapsolmuş durumdadır. Birey kendi karmik ağını kendi eylemleriyle örmektedir. Yaşam Karma'dan oluşur. İnsan sürekli bir etki-tepki döngüsünün içindedir. Yaşam kader ve özgür irade arasında gidip gelmektedir.

Evrensel Karma ağı çok karmaşık bir olgudur. Bu, tüm kainatı saran ve etkileyen kozmik bir fenomendir. İnsan zihni Karma yasasının nasıl çalıştığını tam bir şekilde idrak edemez. Yalnızca Yoga sayesinde insan yüksek bir bilinç düzeyine ulaştığında karmik etki-tepkilerin gizemini çözmektedir.

Evrensel Karma yasasının ödül ve ceza ile hiçbir ilgisi yoktur. Eylemlerin sonucunda ödüllendirilmek veya cezalandırılmak, genelde dinsel bir görüştür. İnsanın fakir olması bir ceza, zengin olması ise bir ödül olarak görülmektedir. Bu çocuksu bir yaklaşımdır. Eylem yasası çok daha karışık bir şekilde işlemektedir.

Karma, etki ile tepkinin evrensel yasasıdır. Eylemlerin kaçınılmaz sonuçları vardır ve her ne olursa olsun bu sonuçlar er ya da geç ortaya çıkacaktır. Bu yasa her zaman, her düzeyde ve her yönde çalışır. Karma yasası evrende adaleti gerçekleştiren kültürlerüstü ve ırklarüstü bir olgudur. Bu yasa kozmik düzenin tüm boyutlarında işlemektedir.

Evrensel Karma yasasının olumlu ve olumsuz ile hiçbir ilgisi yoktur. Olumlu bir olay gibi görünen bir vakadan aslında olumsuz sonuçlar doğabilir. Ve olumsuz bir olay gibi bir vaka aslında olumlu sonuçlar doğurabilir. Bunun nedeni, olayların göründükleri gibi olmamasıdır.

Karma'nın her zaman bireyi geliştiren, büyüten ve ileri götüren bir yanı vardır. Yeter ki, birey başına gelenlerden bir ders alsın. Evrensel Karma ağı insana her zaman gelişme imkanı sağlamaktadır. Fakat bu, Karma yasasının yan ürünüdür. Çünkü Karma yasası bizi eğitmek ve geliştirmek için değil, yaptıklarımızın sonuçlarını almak için mevcuttur. Bu arada, eğer biz maruz kaldığımız tepkilerden bir ders alıyoruz ise, bu bizim gelişmemize yardım etmektedir.

Karma yasası herkesin hak ettiğini almasını sağlamaktadır. İnsanın bulunduğu yer, tam hak ettiği yerdir ve sahip olduğu şeyler tam da hak ettiği şeylerdir. İnsanın başına hak etmediği hiçbir şey gelemez. Yaşamında olan biten her şeyin olmasının nedeni onu hak etmesidir. Birey bulunduğu çevrede yaşıyor çünkü onu hak ediyor ve bu çevrede onunla bağlantılı pek de hoşlanmadığı birçok şey olabilir ama onları da hak ediyor.

Her şeyin Tanrı tarafından düzenlendiğine inananlar olumsuz olaylarla karşılaşınca, şaşkınlık içinde, "Tanrım, ben ne yaptım ki, bunu hak ettim?" diye sorarlar. Bazen ise öfkelenip, Tanrı'yı lanetlerler. Aslında, gerçek şudur ki, Tanrı başımıza gelenlerden sorumlu değil, biz sorumluyuz. Tüm olup bitenler bizim eylemlerimizin sonucudur.

Arzu, duygu ve düşüncelere olan bağlılıklar Karma oluşmasının ana sebebidir. Bağlılık alışkanlığa dönüşmekte ve alışkanlık belirli eylemlerin icra edilmesine neden olmaktadır. Tekrar tekrar yapılan aynı eylemler yoğun karmik tepkilere sebep olmaktadır. Karma'yı çözümlemek için bağlanmamayı öğrenmek gerekir. Bunun için eylemler beklentisiz ve sonuçlara bağlanmadan icra edilmelidir.

Budistlerin inancına göre, insanın her eylemi kaydedilmemekte ve sonradan tezahür edecek olan karmik tohumlar üretmemektedir. Sadece hür iradeyle yapılan kasıtlı eylemler kaydedilmekte ve karmik sonuçlar doğurmaktadır. Bu gerçeklere dayanmayan yanlış bir inançtır

Email Adresi :   
Şifre  :  
Kayıt ol  |  Şifre Hatırlat
Yoga Foto Galeri